Ayvalık,
Antik Çağda bir tür yabani ayva anlamına gelen "KIDONIA"
olarak anılıyordu.İlkçağda Misya,Hitit,Frig,Lidya Ortaçağ da Roma
ve Yunan, 15.yy'dan itibaren de Türk egemenliğine girmiştir.Rumlar
ve Türkler uzun zaman iç içe yaşamışlardır.19 ve 20. yüzyılın
başlarında en parlak dönemini yaşayan kentte, Rum ahali 1821 yılında
Yunan ayklanmasına katılması sonucu ilçenin büyük bir kısmı boşaltılmış,
daha sonra dönmelerine izin verilmekle beraber kent eski canlılığına
kavuşmamıştır.Bugün eski dönemlerden fazlaca kalıntıya rastlanmamasına
rağmen, yer yer Helenistk ve Roma devrine ait çanak ve çömlek
parçacıkları görülmektedir.
Ayvalık dostu dostumuz Ahmet Yorulmaz'ın Ayvalık'
Gezerken 5 isimli kitabında yazdığına göre"...Ulusal Kurtuluş
Savaşı' mızdan sonra buradan gitmiş rumların bir dernekleri vardır
Atina'da:"Ayvalıklılar Birliği"...Aylık bir gazeteleri:
Kidoniakos Astir"(Ayvalık Yıldızı).Bu derneğin as başkanı
V.Kukunara'nın yazdığı Kidonie/Protevusa Tis Eolidos (Eolya'nın
Başkenti Ayvalık) adlı kitaptan yararlanacağız kentin ismi konusunda.
Bu kitabın bazı sayfalarından yorumlayarak çevirdiklerimiz
şunlar:
-Ayva'dan yabani ayva'dan,
- Daha büyük bir düşlemeyle,midye türü olan ve bu kesimde bulunan
ayvada'dan.İlk yerleşenlerinin Midilli'nin Kidona (hani Kidonie
Ayvalık anlamındadır ya) köyünden olabilceklerinden, ya da Girit
'in Kidonies bölgesinden gelmiş olabileceklerinden...
Ansiklopedik sözlük değişik bir yorum yaptıklarınıda
nakleder:"Ai-vallin" sözcüğündençıkışla "oturanları
silahla sürekli vurma tutkusunda olan yer..." demekteymiş.Kaynak
yazar da bu bilgiyi verdikten sonra, haklı olarak kızmakta,"...cedlerimizin
hiç işi yokmuş, allerinde silah tutmuşlar hep!demektedir.
Xenophon "Onbirlerin Dönüşü" adlı yapıtında
"Kitonion" kentinden söz eder, yani antik bir kentten.Bilinen
"Onbinlerin Dönüşü"yolunda bir kıyı kenti bulunmadığıdır.
Antik Kitonion,Dursunlu köyüyle yukarıbeyköyü arsındadır. Dursunlu,Gömeç
Kazasına,Yukarıbey de Bergama'ya bağlıdır...Bu verilere göre antik
kentin Ayvalık'tan uzaklığı, zamanımız ölçütlerine göre, en az
35 kilometredir. Görülüyor ki bu da tutmuyor.
Filozofların da bu yerin adı konusundaki görüşlerini
vermek gerekir:Aioliki'nin (Eolya'nın) tahrif edilmiş biçimidir;Aiolik
kelimesinden türetilmiştir Ayvalık.Bu kent için yazan yazarların
tümü de Kidonie diye söz etmişlerdir, Türkler buraya daha Ayvalık
demeden önce.
"Eolya:Mitolojiye göre, Edremit Körfezi'nden
İzmir'e kadar uzanan Midilli'yi de içine alan kıyıya yerleşmiş
bir soyun ülkesi. Bu soydan olanlara Eoller,Ya da eolyalılar denirdi."
Ayvalık anlamına gelen Kidonie ismi M.Ö330'dan
beri süregelmektedir!Yalnız ismin nereden kaynaklandığına dair
bir yanıt bulamıyoruz.Antik Çağ'da gerçekten ayvalıktı da oradan
mı aldı?Bilemiyoruz....
KARASİ'YE BAĞLANIŞ
1976 yılında Almanya'da basılmış bir kitabın,(Andreas Birken,Die
Provinzen des Osmanischen Reiches Wiesbaden 1976,s.122,125)122.
sayfasında Ayvalık'ın 1847 yılında Saruhan(Manisa) ilinden,Hüdavendigar
(Bursa) iline geçtiği,1867 yılında Saruhan(Manisa) ilinden Hüdavendigar
(Bursa)iline geçtiği,1867 yılında da Karasi'ye bağlandığını kaydediyor.
HÜDAVENDİGAR MUTASARRIFLIĞI
Bir tarihte Hüdavendigara'a (Bursa) bağlı yerler şöyle sıralanıyor:"Mudanya,
Gemlik, Yenişehir (Göksu), İnegöl(Ainegöl), Aksu, Harmancık, Balıkesri,
Pandema(bandırma), Ayvalık, Edremit, Kırkağaç, Manyas, Akdağ eteğinde
Balat, Kütahya..."Fransız coğrafyacının yazdıklarından bir
paragraf:"Bababurnu aşıldıktan sonra Edremit Körfezi'ne gerilir.Bu
körfez üzerinde Edremit ve Aivalyk limanları bulunmaktadır.Aivaly,Kyidonia
(Cydonie) harabeleri yakınındadır.Körfezin girişinde Midilli (Lesbos)
Adası bulunur.Aivalyk geçen yüzyılda, okulları ile ünlü idi..."(a.Synuet(Galatasaray
Lisesi coğrafya öğretmeni).Traite de Geraphie Generale de de L'Empire
Ottoman,İstanbul1972)
1894'TE AYVALIK
"Servet-i-fünun",Osmanlı döneminin edebiyat tarihine
geçmiş bir dergisidir.Bu yayının 101.sayısında,Ayvalık için verdiği
rakamlara bakın,çok ilginç bulacaksınız.Yani tam yüz yıl önceki
Ayvalık'tan bir sosyo ekonomik tablo...11 Mahalle,1 Cami, 12 Kilise,
6 Manastır, 26 Sabunhane, 40 Tabakhane, 78 Zeytinyağı değirmeni,
25 Yeldeğirmeni, 2 Otel, 2 Lokanta, 3 Gazino, 5 Meyhane, 70 Kahvehane,
7 Zeytinyağı ve un fabrikası, 45 Fırın, 1 Kıraathane, 95 Dükkan,
4773 Ev, 1 Hükümet ve gümrük dairesi, 1 Askeri hastahane, 3 Akeri
karakol ve 1 Telgrafhane...Günümüzden bir asır önce yayınlanmış
bu dergideki rakamlar ve bilgiler,şöyle sürüyor:Binaların toplam
sayısı 5320, genel nüfus 20.630; ilçeye bir saat uzaklıkta ve
sahilde Sarımsak denilen yerde 9 Taş ocağı olup,çıkarılan taşlar
binalarda kullanılıyor,bir bölümü de civara satılıyor; 14 kadar
kiremit ve tuğla, 7 adet de testi bardak ocağı bulunuyor; ürettiği
rakı ve şarap pek ünlüdür, önemli miktarlarda başka yerleresatılır;boğazın
sağ yanında, üzerinde kazasını barındıran "YUNDA ADASI"
var.(Servet-i-fünun dergisi sayı 104 İstanbul 1894)
TERSİNE BİR DURUM
Osmanlı döneminde Ayvalık'ın buğday dış alımı yapıp, yeldeğirmenleri
ve un fabrikalarında ürettiği unu,dışarıya sattığı, kesin ve belgeli.Ne
var ki, Cumhuriyet'in başlangıç yıllarında da Advalık dış alımını
yaptığı ve alt yapısı varken, 1927'de artık artık un ithal eder
olmuştur.(Türkiye Seyri Seain İdaresi Rehberi, 1927 ikinci yıl,s.186).
Daha fazla bilgi edinmek isteyenlere Sayın Ahmet
Yorulmaz'ın yazdığı 'Ayvalık'ı Gezerkan 5' isimli kitabı edinip
okumalarını öneririz.
Alıntılar : Ayvalık'ı Gezerken
- Ahmet YOZRULMAZ Dünya Yayıncılık & www.ayvaliktatil.com
|